MURATHAN KÖSEM
  Dünya'nın Yedi Harikası
 
Babil’in Asma Bahçeleri ( Irak )

Fırat Nehri kenarındaki Babil’in Asma Bahçelerini rivayete göre M.Ö.800 yılında Babil kralı Nebukadnezar karısı Amyitis için yaptırmıştır. Fırat Nehrinin batısında, basamaklı piramitler şeklinde ve 25-30 metre yüksekliğinde 100 metrelik temeller üzerinde asmalı teraslar şeklinde yükseliyordu. Terasların kalın duvarları ve çatı taşıyıcılarının içi pişmiş tuğla şeklindeydi. Bahçeler sütun direkler üzerinde 7 kat taraçadan oluşuyordu. Taraçaların içleri ağaçların yetişebilmesi için toprakla doldurulmuştu. Bahçelere Fırat Nehri’nden zincir pompalarla su alınıyordu. 20 yüzyıl da yapılan kazılarla ortaya çıkan Babil’in asma bahçelerinin kalıntılarından günümüze bir şey kalmamıştır.

Efes'teki Artemis Tapınağı ( Türkiye )

M.Ö.575’te ana kraliçe Artemis adına yapılmıştır. Üzerine kurulduğu platform 78 m genişliğinde ve 131 m uzunluğundaydı. Tapınağın tavanını yükseklikleri 20 m olan 127 adet sütun destekliyordu. İnşasının 120 yıl sürdüğü rivayet edilmektedir. M.S.260 yılında yıkılıp yakılan tapınağın kalıntıları başka yapıların yapımında kullanılmıştır. Tapınağa ait bazı heykel ve kalıntılar günümüzde British Museum’da sergilenmektedir.

Halikarnas’daki Mausoleionu ( Türkiye )

M.Ö.353’de kraliçe Artemis tarafından Karya kralı Mausoleus için yaptırılmıştır. Dik köşeli mouseloum, 1290 m²'lik kayalık bir zemin üzerine inşaa edilmiştir. Tepesinde 4 adet atlı zafer arabası bulunan anıt mezarın eni 25 metre , boyu ise 30 metre idi. Mezar anıtın kalbini oluşturan ve tanrı heykellerinin bulunduğu bölümün etrafı 36 adet Asya-İyon sütunundan oluşuyordu.Yüksek tapınağın üzeri 9 metre yüksekliğinde ve 34 basamaklı kocaman bir piramit ile kaplanmıştı. Onun üzerinde ise 5 metre yüksekliğinde kare şeklinde mermer bir yapı vardı. Böylece mouseloumun toplam yüksekliği 49 metreye ulaşıyordu. Anıtın tepesindeki savaş arabasında kral Mausoleus ve karısının heykelleri vardı. 45 metre yüksekliğindeki anıtın duvarları kabartmalarla süslüydü. 13.yüzyılda bir deprem sonucu yıkılan yapı, 15. yüzyıldan sonra ise Yohanitler tarafından bugünkü Bodrum'un ve limanının savunması için kale olarak kullanılmıştır. Bodrum’daki mozoleyi ortaya çıkaran İngiliz arkeolog Newton heykel ve kalıntılarını British Museum’a götürmüştür.

İskenderiye Feneri ( Mısır )

Eski Mısır’da önemi gittikçe artan İskenderiye limanın karşısındaki Pharos adasına yapılmıştır. Gemicilerin İskenderiye limanına güvenli bir şekilde ulaşması amacı ile yapılmıştır. Kaidesi ile birlikte 135 metre yüksekliğindeki fener tepesinde yer alan tunçtan ayna nedeniyle rivayete göre 53 kilometre uzaklıktan görülebilmekteydi. Ana karada inşaa edilen fenerin mimarı Knidoslu Dexiphanesin oğlu Sostratos idi. 900 m²' lik temel üzerinde alt kat yükseliyordu. Buranın üzerinde yükselen dört köşeli ikinci katın köşelerinde antik Yunan deniz tanrısı Posedion ve Amphiriditenin evlatları Triton'un heykeli yer alıyordu. İkinci katın üstünde ise silindirik üçüncü kat bulunuyordu. Üçüncü katın koni tarzındaki çatısının üzerinde ise denizcileri kutsamak üzere, bronzdan bir Zeus soteri bulunmaktaydı. İskenderiye Feneri gelmiş geçmiş fenerlerin en yüksek olanıdır. Fenerin kalıntıları günümüzde tamamen yok olmuştur. 14. yüzyıldaki bir deprem sonucu yıkılan fenerin temelleri üzerinde sonradan Kait Bey tabyaları inşaa edilmiştir.

Mısır Gize’deki Keops Piramidi (Mısır)

Dünyanın yedi harikası arasında ayakta kalabilen tek eserdir. Mısır’ın başkenti Kahire yakınında Nil Nehri kenarındaki Gize Platosunda yer almaktadır. Büyük piramit de denen Keops piramidi M.Ö.2800 yılında hüküm süren hükümdar Keops’un mezarıdır. Keops piramidi yeryüzündeki anıtkabirlerin en eskisi ve en büyüğüdür. Yüksekliği 138 metre olan keops piramidinin 10 metrelik tepe kısmı aşınmıştır.Keops ve Kefren piramitleri M.Ö dönemin en yüksek yapılarıdır. Bazıları 10-15 ton ağırlığındaki 2.300.000 adet bloktan oluşmuştur. Sadece Keops piramidinde havalandırma kanalları ile dışarıya bağlantı sağlanmıştır. Piramidin içinde firavunun mumyası, hazinesi ve özel eşyaları yer almaktadır. Mumyanın mezara konmasından sonra mezar çıkışı kapatılarak önüne bir duvar örülmüştür. Böylece kimse mezarın girişini bilmezdi. Piramitlerin yıllarca süren inşaatı, genellikle Nil Nehrinin taştığı dönemde yani ağustos ile kasım arasında oluyordu. Çünkü bu dönemde Mısırlılar tarım ile uğraşma imkanı bulamıyordu. Dört cepheli kocaman ve basamaklı piramitlerin ana temellerinin inşaatından sonra, merdivenler şeklinde tepe noktasına doğru yükselen katların içi düzenli şekilde doldurularak yapıya devam edilirdi. Böylece her tarafından basamaklı, yani kat kat çıkılabilen bir piramit meydana gelirdi. Piramitin tepe noktasına kadar inşaat tamamlandıktan sonra, en üst noktadan aşağı doğru dış cepheler düzgün bir yüzey alacak şekilde doldurulurdu. Böylece güneşte parlayan ay ışığı ve yıldızların altında enfes görüntüler oluşturan dış cephe kristalleri tamamlanmıştır. Keops piramidinin dış cephesi önceleri kar beyaz iken, sonraları kahverenge dönüşmüş kalker taşlardan meydana gelmekteydi. Bu taşlar sonraları Kahire'deki yapılarda kullanıldığından, piramitler kaplamasız kalmıştır.

Rodos Heykeli ( Yunanistan )

Rodos’un ilk sakinleri olan Dor’ların güneş ilahı olan tanrıları Heliosa şükran borçlarını ödemek için Rodos limanın girişine yaptıkları dev bir heykeldi. Dev Rodos heykeli 12 yıl süren bir inşaat sonucu tamamlanmıştır. M.Ö.280 yılında yapılan 35 metre yüksekliğindeki tunç heykelin bir elinde meşale bulunuyordu. Bronz döküm olarak yapılan tanrı heykeli üç köşeli mermer bir basamak üzerinde yükseliyordu. Açık bacaklı olarak limanın girişinde yer alan heykelin elinde alev meşalesi taşıdığı tasavvur edilmektedir. Bu görünümüyle New York’taki özgürlük heykelini andırmaktaydı. Tamamlanmasından 66 yıl sonra bir depremle yıkılan heykel dizlerinden itibaren ana gövdesinden ayrılmıştır. Heykelin baş parmakları bile pek çok heykelden daha büyüktü. Rodos’lular bu heykelin kendilerini ve adayı koruduğuna inanırlardı. M.S 653 yılındaki arap işgali sırasında, heykelin depremde ayakta kalan alt kısmı yıkılmış, metal olan kısmı ise eritilerek Odessaya taşınmıştır.

Zeus Heykeli ( Yunanistan )

Adına olimpiyat oyunları düzenlenen tanrılar kralı Zeus’un anısına yapılmış heybetli bir mimari yapıdır. Zaferle sonuçlanan pek çok Fars savaşı sonrasında büyük bir ulusal tapınak olarak Zeus Tapınağı inşaa edilmiştir. Peleponesli mimar Libon, yüksek basamaklı ve üç ayak üzerinde duran etrafı 34 dor sütunu ile çevrili, gözenekli kalker taşlarının kullanıldığı bir tapınak yaptı. M.Ö.450 yılında yapılan heykel 14 metre yükseklikte olup 2000 m²' lik alana sahipti. Olağanüstü büyüklükte olan heykelin içi selvi ve benzeri ağaçların tahtalarından oluşuyordu. Kaplı olmayan yüz, boyun, kollar, eller ise usta işi fildişi kaplama idi. Ayaklarındaki sandalların tabanı, ayaklarına kadar uzanan tanrılık kaftanı ve enseye dağılan saç örgüleri ise altından yapılmıştı. Başında zeytin dallarından bir çelenk sağ elinde ise fil dişi ve altından yapılmış bir zafer tanrıçası heykeli vardı. Ayakların üzerinde olduğu isimsiz iskelede, heykeli yapan sanatçının ismi yazılıydı; "Phidias: Charmides Atinanın oğlu beni yarattı!" Heykel M.S.460 yılında çıkan bir yangında yok olmuştur. 1829’da Fransız arkeologlarca Olimpos’ta bulunan bazı parçalar Louvre müzesinde sergilenmektedir.

 
  8622 ziyaretçi (17872 klik)  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=